Ankara’dan Mersin’e

2012 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (AÜHF)’ni kazanmam ile başlayan yerleşik Ankara serüvenimi 2017 yılının Ağustos ayından itibaren farklı bir ilişkiye çevirdim. Bu blog yazımda biraz bu konulardan bahsedeceğim.

Başlangıç:

AÜHF

2012 yılının Temmuz ayında girmiş olduğum Dikey Geçiş Sınavı (DGS) sonucunda Türkiye 60.sı oldum ve ilk tercihim olan AÜHF’yi kazandım. Böylece Ankara maceram başlamış oldu. DGS ile kazanmış olmam nedeniyle okula kayıt ve yurt başvuru tarihlerimiz YGS-LYS ile kazanan öğrencilerin tarihlerinden farklıydı. Bu nedenle Eylül ayında kayıt yaptırmamıza rağmen yurt başvuru sonuçlarımız Aralık ayında açıklanmıştı. Bu arada yani ilk 3 ay kuzenim sayılabilecek uzaktan akrabamın yanında kaldım. Kuzenimden bu kısa zaman diliminde çok şey öğrendim. Çünkü öğrenciliği Ankara’da geçmişti ve uzun bir süredir Ankara’da yaşıyordu.

AÜHF ilk yıl (2012)

AÜHF, DGS ile kazanan öğrencileri 2.sınıftan başlatma kararını uzun bir süredir uygulamaktaydı.2012 girişlileri de 2.sınıftan başlatmışlardı. İlk yılım fakülteye alışma ve ortama uyum sağlamayla geçti diyebilirim. Hem 1.sınıftan hem de 2.sınıftan ders almamdan dolayı yoğun bir ders temposu da vardı. Üstelik geçme notu 70 idi 🙂 Bu arada öğrenciliğin temel gerekliliklerinden olan derslere girme ve konularla ilgili araştırma yapma gibi faaliyetlerde de bulundum :). DGS ile fakülteyi kazanmış kişilere ulaşarak bir iletişim ağır kurduk. Bu ağda derslere çeşitli sebeplerden dolayı devam edemeyen arkadaşları dersler hakkında bilgilendirdik, yeri geldi derslerle ilgili konularda takıldığımız noktalarda paylaşımlarda bulunduk. AÜHF’de kuraldır bütünlemeye kalmak. Bende de eksik olmadı 🙂 Üstüne üstlük geçme notu da 70 olunca, bütünlemeye kalmamak bir mucizeydi. Birkaç dersi bütünleme sınavında vererek aldığım tüm derslerden başarılı bir şekilde geçtim.

İlk yılımı kısaca özetlemem gerekirse “heyecan ve sevinç” bir aradaydı. Geçmişe dönüp baktığımda bol iletişime geçtiğimi ve arkadaş edindiğim bir dönem olduğunu söyleyebilirim.

Devlet Memurluğu

Ankara Adliyesi (2013)

2010 yılında Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Endüstri Meslek Lisesinden (TSOEML) mezun olduktan sonra KPSS’ye girmiştim. Hatırladığım kadarıyla 71 küsür bir puan almıştım ve Adalet Bakanlığı bünyesinde açılan zabıt katipliği klavye uygulama sınavına girmeye hak kazanmıştım. Çünkü o dönem KPSS puanı 70 üstü olan herkes klavye uygulama sınavına girebiliyordu. Tarsus Adliyesinde 2010 ile 2012 yılları arasında toplam 6 defa katiplik uygulama sınavına girdim. 5 uygulama sınavında 3 dakika içinde toplam 90 doğru kelime üzerinde (10 parmak tekniğini kullanmadan) yazdığım için (birkaç tanesinde ilk 10 sıralama içindeydim) mülakata girmeye hak kazanmıştım. Ancak girdiğim tüm mülakatlarda dikkat çekici bir şekilde elenmiştim (elenmişlerdi)!!!.

2012 yılında da KPSS’ye girdim ve hatırladığım kadarıyla 82 küsür puan almıştım. Hem Adalet ön lisans mezunu olmam hem de on parmak klavye yazma yetkinliğimden dolayı Ankara Adliyesinde açılan zabıt katipliği sınavına başvurdum. Ocak-Şubat aylarında yapılan uygulama sınavı ve mülakatın ardından yayınlanan listede ismimin karşısında “kazandı” yazıyordu. Hatırladığım kadarıyla hayatımda ikinci kez ‘kazandınız’ yazısını görmüştüm 🙂 Daha sonra 20.06.2013 tarihinde memur olarak çalışmaya başladım.

İkisi Bir Arada: Hem Okul Hem İş Hayatı

Devlet memuru olarak çalışmaya başlamamdan 3 ay sonra 3.sınıf başladı. AÜHF’de en zor senedir üçüncü sınıf. Keşke sadece üçüncü sınıf öğrencisi olsaydım, DGS ile geldiğimden dolayı muaf olduklarım dışında hep alttan ders aldım. Üstüne fakültede koşullu ders kuralı vardı. Kurala göre Anayasa dersini başarılı olarak veremeyen bir öğrenci ikinci sınıfta İdare Hukuku dersini alamıyor, İdare Hukuku dersini başarı ile tamamlayamayan öğrenci ise üçüncü sınıfta İdari Yargılama Hukuku dersini alamıyordu. Fakültede ilk senemde ama 2.sınıfta Anayasa Hukuku dersini aldığımdan dolayı 2.sınıf dersi olan İdare Hukukunu alamamıştım. 3. sınıfta 2. sınıf dersi olan İdare Hukukunu alttan aldım. Sanki az dersim varmış gibi bir de ilk dönem merakım olmasından dolayı Fikri Haklar seçmeli dersini aldım. Bu şekilde bir ders yoğunluğunu da bütünlemeyle birlikte atlamıştım.

Devlet memurluğuna da kısa bir sürede uyum sağlamıştım. İzin alabildiğim ölçüde fakültede birkaç derse katıldım. Her ne kadar devam zorunluğu olmasa da okula hiç gitmemen okuldan soğumama neden olabilirdi. Bu durum yaşanmaması için önlemimi en başından aldım. 3. sınıf iş-okul ve Ankara Tarsuslular Derneği (TADER) (ayrı bir yazıda TADER deneyimlerimden bahsedeceğim) üçlüsünde yoğun bir tempoda geçmişti.

Üçü Bir Arada: Fakültede Son Senesi – TADER- Gelişim Hukuk Topluluğu-Mezuniyet Kurulu Başkanlığı

Üçüncü sınıftaki yoğunluğum ikinci sınıftaki yoğunluğumdan fazlaydı. Dördüncü yani son senemde ki yoğunluğum ise ikinci ve üçüncü sınıftaki yoğunluğumun iki katından fazla oldu diyebilirim.

Bir yandan son senem ve mezun olacağım, diğer yandan çeşitli görevler tevdi edildi ve üstlendim.

Gelişim Hukuk Topluluğunda proje koordinatörü olarak “1Konuk1Konu” etkinlik serisini başlattım. Gelişim Hukuk Dergisinin iletişim sorumlusu oldum ve dergide -bir makale, ekip röportajı ve bir yazının bir bölümü- olmak üzere toplam 3 yazı yazdım.

2015 yılının Mart ayında yapılan seçim sonrası TADER Gençlik ve Öğrenci Komisyon Başkanı görevine layık görüldüm. Ankara’da üniversite okuyan gençler arasındaki yardımlaşma ve dayanışma duygusu ile işbirliğini arttırıcı faaliyetler yaptık.

TADER Gençlik Başkanı Seçimi

Ayrıca AÜHF 2015 Mezuniyet Komitesi Başkanı olarak Dekanımız Arzu Oğuz tarafından görevlendirildim. Komite olarak mezuniyet yıllığını, törenini ve balosunu hazırlama görevlerini üstlendik. Ben başkan olarak görev paylaşımında mezuniyet yıllığı ile mezuniyet törenini hazırlamayı üstlendim. Bu doğrultuda mezuniyet yıllığı ile ilgili dekan, dekan yardımcımız, öğrenciler ve yıllık yapan şirketler ile görüşmelerde bulundum. (Bu arada halen memur olarak çalışmaktayım)

Gelişim Hukuk Dergisi-2

Gelişim Hukuk Topluluğu olarak koordinatörlüğümde “1Konuk1Konu” kapsamında 3 etkinlik gerçekleştirdik.
Gelişim Hukuk Dergisinin ikinci sayısını çıkardık.(online okumak için tıklayınız) Dergide ‘Vergi Rekortmeni Avukatlar’ başlıklı makalem yayınlandı. Anayasa Mahkemesi üyesi ile ‘Bireysel Başvuru’ konusunda yaptığımız röportaj yayınlandı. Ayrıca ‘Sınırlar ve İnsanlar’ başlıklı kapak konumuzda ‘Tampon Bölge’ başlıklı yazım da yer aldı. Dergi çıktığında inanılmaz derecede mutlu olmuştum, deyim yerindeyse ‘baba olmuştum, çocuğum dünyaya gelmişti’.

1Konuk1Konu

TADER Gençlik Komisyonu olarak başta Tarsuslu gençlerle olmak üzere tüm hemşehrilerimizle dayanışma ve işbirliği içinde olmaya gayret ettik. Bu kapsamda sayısız etkinlik düzenledik. Bunlar içinde en ön plana çıkan ‘Deneyim Paylaşım Günleri’ etkinlik serisi oldu. Alanında deneyim sahibi, uzman ve çok yönlü hemşehrimizi ağırlayarak sohbet ettik. Konuğumuz anlattı, biz gençler olarak dinledik, sorularımızı sorduk, çok verimli bir etkinlik serisini gerçekleştirmiş olduk.

AÜHF 2015 Mezuniyeti yaklaştıkça sınavlarında yaklaştığının farkındaydım. Mezuniyet Komitesi olarak hem hazırlıklarımızı tamamlamamız hem de sınavlara çalışmamız gerekiyordu. Bu sebeple zamanımız çok daha değerliydi. Ben ve ekip üyelerim yüreğimizle çalıştıktan sonra bu işlerin altından kalkabileceğimize inanıyorduk. Şimdi geçmişe dönüp baktığımda öyle de olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Mezuniyet yıllıkları hazırlık süreci

Mezuniyet ve 2015 Sonrası

Takvime göre 2015 yılı Ağustos ayının ilk haftasında bütünleme sınav sonuçları açıklanması gerekiyor. İcra ve İş Hukuku derslerinden bütünleme sınavına girmiştim. Yani mezun olmama şunun şurasında 2 ders kalmıştı. Takvim 8 Ağustos gününü gösterdiğinde açıklanan sonuçlar sonrası mezun olmuştum 🙂 7 Eylül 2015 tarihinde de mezuniyet törenimizi başarılı bir şekilde gerçekleştirmiştik.

2015 AÜHF Mezuniyet Yıllığı

Temmuz ayında Altaş Avukatlık Ortaklığı’nda stajyer avukat alımı için ön mülakat yapılmıştı. 1 Eylül günü de asıl mülakat yapılmak üzere Altaş Avukatlık Ortaklığı’nda hazır bulundum. Mülakat esnasında ofisin kurucusu ve fakültede hocamız olan Av. Prof. Dr. Hüseyin ALTAŞ ‘yarın gel başla’ demişti. Ben şok olmuştum ve teşekkür ederek ertesi gün işbaşı yapmıştım 🙂 (Bu sırada da halen devlet memurluğumun devam ettiğini de belirtmek isterim.) Kullanmadığım 41 günlük yıllık iznimi ve raporlarımı kullandım. Bayram tatilleri de derken yaklaşık 3 ay ofiste çalıştım. Artık bir karar vermem gerekiyordu, istifa ederek resmi stajımı mı başlatacağım yoksa devlet memurluğuna geri dönerek 6-7 ay sonra mı istifa edeceğim!. Kararımı 6-7 sonra istifa etmekten yana kullandım ve devlet memurluğuna dönüş yaptım.

Altaş Avukatlık Ortaklığı-2015

Altaş Avukatlık Ortaklığı-2015

6-7 ay kadar çalıştıktan sonra 2016 yılı Temmuz ayında istifa etmeye karar verdim.3 Temmuz bayram tatiline çıkarken 11 Temmuz tarihli istifa dilekçemi ve 15 günlük izin dilekçemi amirimin masasına bırakmıştım. İzin dönüşü istifam onaylanacak ve bende stajyer avukat olarak avukatlık mesleğine ilk adımımı atacağım diye düşünüyordum. 15 Temmuz menfur terör saldırısı ve darbe girişimi nedeniyle görevimin başına döndüm ve istifa dilekçemi geri çektim. 1,5-2 ay kadar çalıştıktan sonra Ankara Adliyesinden Tarsus Adliyesine tayin oldum. Tarsus Adliyesinde yaklaşık 4 ay kadar çalıştıktan sonra Aralık ayında istifa ettim. Artık çok seveceğime inandığım ve bana ‘en uygun meslek’ olduğunu düşündüğüm Avukatlığa ilk adımımı attım. Artık istifa edememek dahil tüm sorunlar geride kalmıştı. İçinde bulunduğum ‘sıkışmışlık’ halinden çıkmıştım.

Altaş Avukatlık Ortaklığı 2017

Altaş Avukatlık Ortaklığı’nda kaldığım yerden staja devam ettim. Bu sefer Ankara Barosuna kayıtlı bir stajyerdim :). (Ankara Barosu stajyerlik dönemi bu yazının konusu olmadığı için ayrı bir yazı da paylaşacağım.)

Ankara Barosu Stajyer Avukatlar 42. Grup

Yeni yıl, yeni kararlar ve yeniliklerin yılı olsun dedim ve 2017 yılı içinde ‘hayati kararlar’ verdim. Bunlar içinde en önemlisi şehir değişikliği kararı oldu. Artık başta Mersin olmak üzere Tarsus-Adana genel anlamda da Çukurova Bölgesinde yaşayacağım. Avukatlık faaliyetimi ağırlıklı olarak bu bölgede yürüteceğim. Ankara ile bağlantım her zaman devam edecektir.

Kurmuş olduğumuz ATAY Avukatlık Danışmanlık firması, Altaş Avukatlık Ortaklığı ile hukuki ve fiili irtibatını devam ettirmektedir. Çalışmalar koordineli bir şekilde yürütülmektedir.

Buraya kadar Ankara’dan Mersin’e olan serüvenimin Ankara ayağına kısaca değindim. Genel nitelikteki bu giriş yazısından sonra yeri geldikçe bölüm bölüm ve derinlemesine yazmaya ve siz değerli okurlarım ile paylaşmaya devam edeceğim.

Aşağıda yer alan yorum bölümünden veya iletişim sayfasından görüş, düşüncü ve önerilerinizi paylaşmayı unutmayın!.

Ali ATAY

Bilgi paylaştıkça çoğalan bir hazinedir

Comments (2)

  1. Selcan Tetik

    Cevapla

    Alicim yazını merakla ve ilgiyle okudum. Sahtecilik ve dolandiricilik suclari bürosunda tanimistim seni. O gunden sonra da hos bir arkadasligimiz oldu. Seninle gurur duydum. Basarilarin daim olsun….

    • Cevapla

      Çok teşekkür ederim Selcan 🙂 Bende seni iyi ki tanışım. Akdeniz sıcaklığını bulunduğun ortamdan hiç eksik etmedin. İleride yine bir yerlerde “karşılaşacağız” inancını tanışıyorum.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Follow

Get the latest posts delivered to your mailbox: